Avcılar’da bisiklet, bebek arabası ve soba tamiri, ikinci el alım satım

Yeşilkent’teki dükkânımızda bisiklet, çocuk bisikleti, bebek arabası, odunlu soba ve UFO soba tamir ediyor; bu ürünlerin ikinci elini alıp satıyoruz. Fotoğrafı gönderin, gelmeden önce ön bilgi alın. Adresten alım yapmıyoruz; ürünü dükkâna siz getiriyorsunuz, biz de her gün 10:00–20:00 arası buradayız.

  • Yeşilkent Mah., Ahmet Arif Cd. No:94, Avcılar
  • Her gün 10:00⁠–⁠20:00
Tamir standında tekerlek jant ayarı yapan bir el

Ne getirirseniz

Her ürün grubunda tamir ve ikinci el alım satım ayrı ele alınıyor. İhtiyacınız olan sayfaya geçin.

Dükkâna gelmeden önce

Adresten alım yapmıyoruz; ürünü dükkâna getiriyorsunuz. Yolu boşuna tepmemeniz için önce yazın.

  1. Fotoğraf ya da video gönderin

    Arızayı WhatsApp’tan gösterin; ne gerekebileceğini ve dükkâna ne zaman gelebileceğinizi konuşalım.

  2. Dükkâna getirin

    Yeşilkent, Ahmet Arif Caddesi No:94. Her gün 10:00–20:00 arası açığız.

  3. Birlikte bakalım

    Arızayı yerinde kontrol ederiz. Yapılacak işi ve ücreti işe başlamadan önce konuşuruz.

  4. Teslim alın

    İş bitince haber veririz; ürününüzü dükkândan teslim alırsınız.

Neden Döne Bisiklet

  • Tek dükkânda beş iş

    Bisiklet, çocuk bisikleti, bebek arabası, odunlu soba ve UFO soba. Tamiri de ikinci eli de aynı adreste.

  • Gelmeden önce fotoğrafla sorun

    Arızayı ya da satmak istediğiniz ürünü WhatsApp’tan gösterin, yolu boşuna tepmeyin.

  • Haftanın her günü açık

    Her gün 10:00–20:00. İş çıkışı ya da hafta sonu uğrayabilirsiniz.

  • Önce tamir, sonra ikinci el

    Eskiyen ürüne önce tamir gözüyle bakarız. Tamiri anlamlı değilse ikinci el değerini konuşuruz.

Sık sorulanlar

Hangi ürünleri tamir ediyorsunuz?

Bisiklet, çocuk bisikleti, bebek arabası, odunlu soba ve UFO elektrikli soba tamir ediyoruz. Aynı ürünlerin ikinci elini de alıp satıyoruz.

Ürünü adresten alıyor musunuz?

Hayır. Tamir ya da satış için ürünü Yeşilkent, Ahmet Arif Caddesi No:94’teki dükkânımıza getirmeniz gerekiyor. Gelmeden önce fotoğraf gönderirseniz ön bilgi veririz.

İkinci el ürünlere dükkânda bakabilir miyim?

Evet. Stoktaki bisiklet, bebek arabası ve sobaları dükkânda görüp inceleyebilirsiniz. Belirli bir ürün arıyorsanız gelmeden önce WhatsApp’tan sorun.

Fiyatı nasıl öğrenebilirim?

Tamir ücreti arızaya, alım fiyatı ürünün durumuna göre değişir. Fotoğrafla ön bilgi veririz; kesin fiyat ürün görüldükten sonra netleşir.

Ne zaman açıksınız?

Haftanın her günü 10:00–20:00 arası açığız.

Fotoğrafını gönderin, konuşalım

Tamir, alım ya da satış için WhatsApp’tan yazın veya arayın.

Bir bisikletçiye ihtiyaç duyduğunuz anlar

Pazartesi sabahı bisikleti kapıdan çıkardınız, ilk pedalda zincir atladı ve elleriniz yağa bulandı. İşe yürüyerek gideceksiniz. Akşam ilk iş, mahallede bu derde bakacak bir yer aramak olur. Çoğu kişi aradığı yere bisikletçi der: aletleri tezgâhında hazır, bisikletin neresinin neden bozulduğunu elini sürerek anlayan küçük bir dükkân.

Yürüyerek getirilen bisiklet de ayrı bir sahnedir. Lastik yolda patlamış, kişi bisikleti elinde bir kilometre yürütmüştür. Çoğu zaman iç lastikte küçük bir delik vardır. Ama dış lastiğin içinde kalmış bir cam kırığı ya da tel parçası da olabilir ve yalnızca iç lastiği değiştirip bırakırsanız aynı delik birkaç günde yeniden açılır. Bu ayrıntı yüzünden tezgâhta önce “bakalım” demek, “şunu değiştirelim” demekten daha dürüst bir cümledir.

Tezgâha yalnızca bisiklet gelmiyor. Çocuk bisikleti, bebek arabası, odunlu soba ve UFO elektrikli soba da geliyor. İşin bir yüzü tamir, öbür yüzü bu beş grubun ikinci eli: bozulanı düzeltiyor, işinize yaramayanı da el değiştiriyoruz. Adresimiz Yeşilkent’te, adımız Döne Bisiklet.

Bir başka akşam, ilkokula giden çocuk bisikletle eve dönüyor ve ayağının yere değmediğini söylüyor. Bakarsınız, sele zaten sonuna kadar çıkarılmış. Kimi zaman da kontra fren, pedal geri çevrilince tutmuyordur; zincir sessizce düşmüştür. Çocuk bisikletinde arıza çoğu zaman küçüktür, anlatıcısı da küçüktür. Bu yüzden gözle ve elle yoklamak gerekir: yan tekerlerden biri ötekinden alçakta mı, gidon tekerlekle aynı yöne mi bakıyor, lastiğin yan yüzündeki ölçü ne yazıyor?

Bebek arabasıyla yürüyüşe çıkmış biri için tablo başka. Ön tekerlek yol boyunca titriyor, kaldırım kenarında araba hafifçe bir yana çekiyor. Bazen tek kusur, katlama kilidinin eskisi gibi tık diye oturmamasıdır. Bu belirtilerin hepsi araba tezgâha konunca daha kolay okunur. Evdeki tahmin ise çoğu zaman yanlış parçayı suçlar.

Hava soğuyunca sahne değişir. Odunlu sobanın kapısı tam kapanmıyor, odun beklenenden çabuk bitiyor. Kuzinenin fırın kapağı sallanıyor. UFO ısıtıcı ya hiç ısıtmıyor ya da çalışıp çalışıp kapanıyor. Hepsi, bir ustanın tezgâhta bakıp “şurası” diyebileceği türden işler. Mahalle bisikletçisinin gündelik ekmeği de budur. Fişi ısınan bir ısıtıcıyla da, kapısı kapanmayan bir sobayla da dükkâna aynı telaşla gelinir.

Satmak ya da bakmak için gelenler

Her ziyaret bozuk bir parçayla başlamıyor. Kimi, balkonda iki yazdır duran bisikleti ne yapacağını bilemiyor. Kimi çocuğun küçülen bisikletinin yerine bir üst ölçü arıyor. Çocuk yürümeye başlayınca kilere kalkan büyük bebek arabasını satmak isteyenler de var, seyahat için hafif bir baston araba bakanlar da.

Soba tarafında hikâye mevsime bağlı. Biri geçen kış bir kez yakıp köşeye çektiği odunlu sobadan kurtulmak istiyor; bir başkası küçük bir oda için kuzine bakıyor. Elektrikli ısıtıcıda da benzer bir döngü var: kutusunda bekleyen UFO soba, ilk soğukta birinin aklına düşüyor.

Bu yüzden ikinci el alım satımını tamirin uzantısı sayıyoruz. Ürüne bakan el aynı zamanda tamirci eli olduğundan, ilk bakışta gözden kaçan kusurlar en başta söylenebiliyor. Kararı vermek size kalır.

Başlangıç noktası hep kısa bir mesaj. Satacaksanız ürünün fotoğrafını, alacaksanız aradığınız türü ve ölçüyü yazın. Stokta varsa söyleriz; yoksa da yola çıkmadan öğrenmiş olursunuz. Aynı mesajda iki üç ürünü birden sormanızda bir sakınca yok.

Alıcı tarafında en büyük kazanç, ürünü kendi elinizle deneyebilmenizdir. Bisikletin frenini sıkarsınız, vitesleri tek tek geçersiniz, bebek arabasının kilidini beş altı kez açıp kapatırsınız. Beğendiğiniz bisikletin küçük ayarı gerekirse aynı dükkânda yapılabilir. Bir bisikletçi ile ikinci el alışverişin kolay yanı budur: ürün sizde değil, önce tezgâhta sınanır.

Bisikletçi, servis ve mağaza aynı şey mi?

Günlük dilde üç kelime birbirine karışır, oysa işleri farklıdır. Mağaza, kutusundan yeni çıkmış bisikleti rafa koyan yerdir; asıl işi satıştır. Servis denince akla genellikle belirli bir markanın ürünlerine bakan yer gelir. Bisikletçi ise ortada bir yerde durur: önüne gelen bisikletle uğraşır, markasına değil arızasına bakar.

Bizim dükkân bu üçünün hiçbirine tam oturmuyor; hem daha dar hem daha geniş. Dar, çünkü iş tamir ve ikinci el alım satımla sınırlı. Geniş, çünkü masaya yalnızca bisiklet gelmiyor. Bebek arabasının tekerleğiyle sobanın fitilinin aynı atölyede çözülmesi ilk duyanı şaşırtabilir ama alet çantasına bakınca şaşırtıcı değil: anahtar, pense, tel, yağ, bir de sabır.

Peki hangisine gitmeli? Bisikletiniz yeniyse ve ortada bir sorun yoksa belki hiçbirine. Bir süredir kullanılıyor, kablolar esnemiş, zincir ses veriyorsa tamirci gözü yeter. Bisikletin modeli size yabancı olsa da fark etmez. Fren, vites ve tekerlek mantığı bütün bisikletlerde aynı kuraldan çıkar.

Mahalle ölçeğindeki bir dükkânın artısı, arızanın yanınızda, tezgâhta konuşulmasıdır. “Tıkırtı pedalda mı, orta göbekte mi?” sorusu telefonda cevaplanmaz; pedalı elinize verir, döndürtür, sesi birlikte dinleriz. Bir bisikletçi bu yüzden kelimeye değil, bisikletin kendisine bakar.

Küçük bir ipucu: gittiğiniz yer bisikletinizin neresine baktığını size gösteriyorsa bu iyi bir işarettir. Fren balatasını elinize alıp “bakın, buraya kadar aşınmış” diyen bir usta, yalnızca “değişmesi lazım” diyenden daha inandırıcı bir iz bırakır. Biz de sökülen parçayı gösteririz. Takılan parçadan çok çıkan parça önemlidir, çünkü neyin yorulduğunu o söyler. Uzamış bir zincir, eğri bir jant teli, kurumuş bir fitil: hepsi eski parçada okunur.

Tamir mi, satıp başkasını almak mı?

Tamir mi, değişim mi sorusu en çok bisiklet ve soba sahiplerinin aklına takılır. Cevap her üründe başka bir yerden geçer.

Bisiklette kadro sağlamsa neredeyse her şey değişebilir: zincir, tel, lastik, balata, jant teli. Kadro çatlamışsa ya da ön çatal eğrilmişse konu değişir, çünkü ayarla düzelmeyen bu iki parça bisikletin ömrünü belirler.

Çocuk bisikletinde karar çoğu zaman ölçüden gelir. Sele ve gidon sınırına dayandıysa, çocuk dizlerini gidona yaklaştırıyorsa, tamirin faydası kalmamıştır; bir üst ölçüye geçme zamanıdır. Küçülen bisikleti satıp yenisini ikinci elden bulmak o noktada en kısa yoldur.

Bebek arabasında kilit, fren ve kemer tokası güvenlik parçaları olduğu için tereddüt payı dar. Oturmuyorsa onarılır ya da değiştirilir. Çerçevenin kendisi eğrilmişse araba onarmaya değmeyebilir, bunu da açıkça söylemek zorundayız.

Odunlu sobada fitil, ızgara, klape ve kül çekmecesi sıradan işlerdir; sobayı asıl zora sokan gövde pası ve döküm çatlağıdır. UFO ısıtıcıda rezistans, termik sigorta, devrilme anahtarı ve kablo değişir. Gövdesi yanmış ya da yedeği bulunamayan bir ısıtıcıda tamir mümkün olmayabilir.

Kararı etkileyen bir de parça meselesi var. Eski bazı bebek arabası ya da UFO ısıtıcı modellerinde uyan parça bulmak zordur; bulamayacaksak bunu baştan söyleriz. Parça bulunsa bile tamirin ürünün kalan ömrüne değip değmeyeceğine bakarız. Tekerleği yenilenmiş ama çerçevesi bükük bir araba, yarı yeni yarı yorgun kalır.

Zamanlama da hesabı değiştirir. Sonbaharın başında “tamir mi, başka soba mı” sorusunu rahat tartabilirsiniz. Soğuk bir akşam ısıtıcısız kalmak kararı hızlandırır ama doğru kılmaz.

Genel kural şu: hesap tutuyorsa tamir, tutmuyorsa ikinci el yolu. Hesabı birlikte yaparız, ürünü gördükten sonra. Tutmayan bir tamiri size yaptırmak işimize gelmez, bunu bilin. Dürüst bir bisikletçi boşa masraf ettirmez.

Fotoğraf mı, dükkân mı?

WhatsApp’tan fotoğraf göndermek işin ilk yarısıdır, tamamı değil. Bir fotoğraf size ürünün türünü, görünen hasarı, eksik bir parçayı ve etiketteki modeli söyler. Çoğu zaman bu kadarı, yola çıkmadan “getirmeye değer mi” sorusuna cevap vermeye yeter.

Fotoğrafın gösteremediği şeyler de var ve bunlar çoğunlukla işin asıl kısmıdır. Göbekteki boşluğu ya da orta göbekteki gevşekliği ancak tekerleği tutup yana oynatarak anlarsınız. Fren telinin kılıf içinde sertleşip sertleşmediği elin altında hissedilir. Bebek arabasının kilidi her açılışta oturuyor mu, bir kez değil beş altı kez denemeden bilinmez. Sobadaki saç teli inceliğinde bir çatlak ancak ışık yandan tutulunca görünür. UFO ısıtıcıda rezistansın kopuk olup olmadığına gözle değil, ölçerek karar verilir.

O yüzden fotoğrafla verdiğimiz bilgiye “ön bilgi” diyoruz; kesin söz değil. Bazen fotoğraftan arızanın ne olduğu neredeyse kesin anlaşılır, bazen de “getirin, açıp bakalım” demek zorunda kalırız. İkincisini duymak sizi hayal kırıklığına uğratmasın. Tahmine dayalı bir sözle yola çıkıp tezgâhta başka bir durumla karşılaşmaktan iyidir.

Bir de karşı yöndeki hata var: fotoğraf göndermeden doğrudan gelmek. Bu da yanlış değil, yeter ki ağır bir ürünle gelmiyor olun. Sobayı ya da büyük bir bebek arabasını taşımadan önce bir kare göndermek, bir bisikletle gelmekten çok daha anlamlıdır, çünkü taşıma yükü size düşer. Hafif ve kolay taşınan bir ürünse bir mesaj atıp gelmeniz de yeterlidir.

Bahar gelince balkondan inen bisikletler

İlk güneşli hafta sonu gelir, balkonlar boşalır. Kışı kapalı bir köşede geçirmiş bisikletin sorunları da aynı gün ortaya çıkar. Lastik inmiştir, çünkü iç lastik havayı aylar içinde yavaş yavaş bırakır. Zincir paslı bir sesle döner. Fren ve vites tellerinin kılıfı nem çekmişse kollar sert çalışır. Hiçbirini bir gecede çözemezsiniz; hepsi ise tek ziyarette görülür.

Sezon açılmadan getirilen bisiklet, hem sizi hem bizi rahatlatır. Döne Bisiklet’te ayar işlerini acele etmeden yapar, aşınmış parçayı gösterir, değişecekse söyleriz. Sezonun ortasında bir parça gerektiğinde onu aramak ve bisikletsiz kalmak vaktinizden gider. Haziranda lastik patlatıp yolda kalmaktansa şubatta zincire baktırmak akıllıca bir takastır.

Çocuk bisikleti için de aynı takvim geçerli. Kışın boyu uzayan çocuk, baharda bisikleti küçük bulur. Yardımcı tekeri eğilmiş bisikleti yaz ortasında ayarlamak zordur, çünkü çocuk sabırsızdır ve bisikletin başında beklemek istemez. Sezon başında konuşmak herkese kolay gelir. Bahar ve yazda ikinci elden bisiklet bakanların sayısı artar, uygun ölçü çabuk gider. Sezondan önce davranan, seçeneklerin arasında rahat dolaşır.

Tatile çıkmadan önce de arabaya bir göz atmak iyi olur. Bagaja girip çıkarken kilit mafsalı, taşınırken tekerlek ekseni zorlanır; yolda kilit oturmazsa bunu bir otel odasında çözemezsiniz. Kemer tokalarının net bir tıkla kapandığını, alt sepetin çerçeveye sağlam bağlı olduğunu önceden denemek beş dakika alır.

Yağmur ve çamur da kendi takvimini getirir. Islak yolda süren bisikletin zinciri çabuk kurur ve ses çıkarır. V-frenli bisiklette balata, jantın üstündeki kumu taşıdığı için daha çabuk yer. Disk frenli bisikletin ıslak sürüşten sonra çıkardığı çığlık ise çoğu zaman balata ile diskteki yağ ya da kirdir. Sahil yolunda tuzlu havada sürülen bisikletin teli, vida başları ve zinciri paslanmaya daha yatkındır. Bunlar tek bir temizlikle geri dönmez ama düzenli silmek ve az yağlamak yaşını uzatır.

Bebek arabasında yaz, kum ve tuz demektir. Sahil yürüyüşünden sonra tekerlek eksenleri ve katlama noktaları kumla dolar. Bunu kuru bir fırçayla almak, mafsala yağ doldurmaktan iyidir; yağ kumu hapseder. Tekerleği gıcırdayan arabayla sahile çıkmak istemeyenler, baharın başında bisikletçi tezgâhına bir uğrasın.

İlk soğuk akşamdan önce soba ve ısıtıcı

Sonbahar, odunlu soba için bakım mevsimidir. Sobayı soğukken boşaltıp içine bakın: ızgara çökmüş mü, kül çekmecesi yerine oturuyor mu, boru ek yerlerinde pas tozu ya da kurum izi var mı? Bu sezon başı bakışı, soğuğun ortasında çıkan arızadan çok daha rahattır. Çünkü arıza çıktığında kimse sobasız kalmak istemez, oysa ilk ateşten önce bulunan bir kusur sizin seçtiğiniz bir güne denk gelir.

Kuzine kullanıyorsanız fırın kapağının menteşesine ve ocak halkalarının oturuşuna da bakın. Fitil dağılmışsa ateşi klapeyle ayarlamak imkânsızlaşır, çünkü kontrolsüz hava girer. Cam çatlaksa sobayı yakmayın. Duman odaya yayılıyorsa havalandırıp ateşi bırakın; sebep bulunana dek aynı sobayı bir daha yakmayın.

Elektrikli tarafta durum daha sessiz ama aynı ölçüde mevsimlik. UFO ısıtıcı bir yaz boyunca kutuda ya da dolap üstünde kalır; rezistansın üstüne toz yerleşir, yansıtıcı kararır. Sezonun ilk çalıştırmasında hafif bir toz kokusu gelebilir, çoğu zaman kendiliğinden geçer. Fişi ısınan, sigortayı attıran ya da yanık koku vermeye devam eden bir ısıtıcı prizden çekilir ve getirilir. Beklemenin kazancı yok, riski var.

Bu mevsimde stok da değişir. Kış yaklaşınca ikinci el soba ve ısıtıcı aramaya başlayanlar çoğalır; beğendiğiniz model bir hafta sonra yerinde olmayabilir. Seçeceğiniz sobaya Avcılar’da ikinci el odunlu soba alımı ve satışı sayfasından, ısıtıcıya ise Avcılar’da ikinci el UFO soba alım satımı sayfasından göz atabilirsiniz. Küçük odaya büyük soba da, büyük odaya küçük soba da iyi sonuç vermez; bunu tezgâhta birkaç soruyla çözeriz.

Sezon bitince de küçük bir iş var: kaldırmadan önce sobayı temizlemek. Külü boşaltın, boruyu sökün, kurumu silin, sobayı ve boruyu nem çekmeyecek kuru bir yerde saklayın. Rutubet, sobanın tabanında ve boru ek yerlerinde paslanmaya dönüşür. UFO ısıtıcıyı yansıtıcısı ve ızgarası kuru bir fırçayla temizlenmiş, kablosu gevşek sarılı hâlde, mümkünse kutusunda bekletin. Kaldırmadan yapılan beş dakikalık bakış, ertesi sonbaharda çıkacak arızanın ipucunu şimdiden verir.

Avcılar’da dükkânın yeri ve saatleri

Bizi bulmak için üç şey yeter: Avcılar, Yeşilkent Mahallesi, Ahmet Arif Caddesi 94. Posta kodu 34325. Aramak isterseniz numara 0538 080 13 82; aynı numaradan WhatsApp’a da yazılıyor. Kapı her gün 10:00’da açılır, 20:00’de kapanır. Pazar da aynı.

Saatler uzun. Bir bisikletçi arıyorsanız ilk merak ettiğiniz şey kapının açık olup olmadığıdır; cevap, her gün 10:00 ile 20:00 arası evet. Hafta içi mesai çıkışı da uğrayabilirsiniz, hafta sonu öğleden sonra da. Akşam sekizde bisikletin lastiğini inmiş bulan biri, kapının hâlâ açık olduğunu bilmek ister. Bilsin.

Esenyurt’ta, Beylikdüzü’nde ya da Küçükçekmece’de oturuyorsanız yol kısa sayılır. Yine de ürünü görmeden çıkmanın riski aynıdır, o yüzden önce yazın: satacaksanız ürünün fotoğrafını, tamir ettireceksiniz arızanın görüntüsünü, arıyorsanız aradığınızın tarifini gönderin. Yola çıkmadan ön bilgiyi alırsınız.

Aramak mı, yazmak mı? Fotoğraf göndereceksiniz, yazın. Yalnızca “şu ürüne bakıyor musunuz” diye soracaksanız arayabilirsiniz. Aynı numara iki işi birden görüyor.

Bir şeyi baştan söyleyelim. Ürün yerinden alınmıyor: ne kurye var ne servis aracı. Dükkâna getiren siz olacaksınız. İyi yanı, ürüne sizin yanınızda, tezgâhın üstünde bakılması; bir şey bulursak size gösteririz, tahminle konuşmayız.

Ürünü dükkâna getirmek: küçük bir hazırlık

Getirme işi size düştüğü için bu kısmı kolaylaştıralım. Bir bisikletçi tezgâhına temiz ve hazır gelen ürün, işin yarısını çözmüş demektir. Bisikleti nemli bir bezle silip lastiklerini şişirmeniz tezgâhtaki işi ciddi biçimde kısaltır. Kir kusuru saklar. Çamurlu bir kadroda çatlağı, yağdan kararmış bir zincirde aşınmayı görmek zordur.

Bebek arabasını katlanabiliyorsa katlayarak getirin; katlanmıyorsa olduğu gibi. Tente ya da alt sepet gibi sökülen parçaların da derdi varsa onları yanınıza alın. Sobada tek kural var: soğuk olsun. Bağlantısından ayırmadan önce sobanın tamamen soğumasını bekleyin, külü boşaltın, boruların altına eski bir bez serin. Sorun yalnızca kapıda, ızgarada ya da camdaysa bütün sobayı değil o parçayı getirmeniz çoğu zaman yeter. Önce fotoğrafını gönderin, birlikte karar verelim.

UFO ısıtıcıyı fişi çekili ve soğumuş halde taşıyın. Kabloyu gövdeye sıkı sarmayın, gevşek bir halka halinde bırakın. Ayaklı modelde ayağı ve vidaları da getirin; eksik ayak yüzünden soba sallanır ve devrilme anahtarını gereksiz yere tetikler.

Çocuk bisikleti için en yararlı hazırlık, çocuğu da yanınıza almaktır. Döne Bisiklet’te sele yüksekliği ve fren kolu mesafesi, küçük sahibi bisikletin üstündeyken ayarlanır.

Bisikletle birlikte vermek istediğiniz çamurluk, ışık, kilit ya da sele çantasını da yanınıza alın; faturası veya belgesi duruyorsa onu da. Eksik parça da, tam takım ürün de değerlendirmede ayrı satır olarak görünür. Bildiğiniz bir arızayı saklamanın faydası yok, tezgâhta nasılsa ortaya çıkar.

İki üç ürününüz varsa tek seferde getirin. Sırayla, her biri kendi hâline göre ele alınır. Avcılar içinden de çevre semtlerden de gelseniz kural aynı: önce yazın, sonra taşıyın. Tek yolculukta iki iş halletmek mümkün.

Gelmeden önce akla takılanlar

Bisikletim yalnızca ses çıkarıyor, bunun için gelmeye değer mi?

Değer. Ses, arızanın en erken habercisidir. Kuru zincir cızırdar, gevşek pedal her turda tık eder, orta göbekteki boşluk düzenli bir tıkırtı verir; evde hangisi olduğunu ayırmak zordur. Pedalı çevirirken çekilmiş on saniyelik bir video WhatsApp’tan yeter. Bir bisikletçi için ses, nereye bakılacağını gösteren başlıca ipucudur. Sürdükçe parçalar birbirini yer, bu yüzden bekletmeyin.

Fotoğrafı hangi açılardan çekmeliyim?

Ürüne göre değişir. Bisiklette iki yandan birer genel kare ve zincirle dişlilerin yakın planı işe yarar. Bebek arabasında açık hâli, kapalı hâli ve sorunlu tekerlek; kilitten şüpheleniyorsanız açıp kapatırken çekilmiş kısa bir video. Sobada önden, kapağı açık içten, arkadan ve boru çıkışından birer kare, bir de marka etiketi. UFO ısıtıcıda etiket, kablo ile fişin yakın çekimi ve mümkünse çalışırken kısa bir video. Etiket yoksa dert değil.

Satmadan önce ürünü tamir ettirmem şart mı?

Çoğu zaman değil. Ürünü olduğu gibi getirin, bildiğiniz kusuru söyleyin; tezgâhta zaten görünür. Küçük bir arıza alıma genellikle engel olmaz. Çatlak bir kadro, eğri bir çatal ya da yanmış bir gövde gibi ayarla düzelmeyen şeyler işi değiştirir. Hangisinin hangisi olduğunu ürüne bakarak, size de gösterip anlatarak söyleriz. Alırken ikinci el dediğimiz şey bu yüzden tamir bilgisinin süzgecinden geçer.

Tamir ve alım satım için ayrı ayrı mı gelmeliyim?

Hayır. Aynı ziyarette ikisini de konuşabilirsiniz. Döne Bisiklet’te tamir ile alım satım aynı tezgâhta yürüyor. Çocuk bisikletini onartırken bebek arabasını satmaya getirmeniz mümkün; her ürüne kendi durumu üzerinden bakılır. Stoktakileri de o sırada görebilirsiniz.

İkinci elde ürün alırken ilk neye bakmalıyım?

Üründen ürüne değişir, ama her birinin bir “önce şuna bak” noktası var. Bisiklette fren ve tekerlek; freni sıkıp yürütün, tekerleği çevirip salgısına bakın. Bebek arabasında kilit, fren ve kemer tokası; hepsini birkaç kez deneyin. Sobada gövdedeki pas, kapı ile fitil ve ızgaranın düzgün oturması. UFO ısıtıcıda kablo ile fiş ve devrilme anahtarı; mümkünse dükkânda çalıştırıp görün. Gözünüze takılan bir şeyi sormaktan çekinmeyin, birlikte bakarız.

Listede olmayan bir ürünle gelsem ne olur?

Baktığımız beş grup belli: bisiklet, çocuk bisikleti, bebek arabası, odunlu soba ve UFO elektrikli soba. Doğalgaz sobası gibi dışarıda kalan ürünlere bakmıyoruz. Emin değilseniz önce bir kare gönderin; yanıtı yola çıkmadan alırsınız. Avcılar’daki dükkânda zaman zaman ikinci el ev eşyası da bulunuyor; onu WhatsApp’tan sorabilirsiniz.

Ara: 0538 080 13 82WhatsApp